Berbat bir dönem içindeyiz.!

Berbat bir dönem içindeyiz.!

FİKRİ KUŞDİL

Dünyayı ve Türkiye’yi doğru okuyamadı. Ben bunları yazıyorum ama çok riskli. O kadar berbat bir dönem var ki anında FETÖ’cü damgası yiyorsunuz.

Hükümet,  Dünyayı ve Türkiye’deki yerleşik iktidar biçimlerini doğru okuyamadı. Hatta şimdi halkı da okuyamıyor.

“Bu toplumun İslamcıları olarak biz ikti­dar olmadan önce hakikatin izini daha iyi sürüyorduk. İktidar olunca bitti. Bir şekilde iktidara talip olmayacaktık. Ya da iktidar olabilirdik ama merkeze talip olmayacaktık” yorumlarını duyar gibiyim.

2017’nin Türkiye’nin sıçrama yılı olacağını savunan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a tepki gösterek “Türkiye’nin bir şekilde, önce başına ne geldi­ğini derinlikli bir şekilde tahlil edip kendisini önyar­gılardan arındırması gerekiyor. Eğitim çökmüş, medya yerlerde sürünüyor. Gençlik nereye gidiyor, belli değil. Türkiye’de ya topyekûn AKP’ye karşı olacaksın ya topyekûn AKP’nin yanında. Bu düz mantıktır. Sığlık budur” dedi.

-Cumhurbaşkanı Erdoğan, “14 yıldır kesintisiz iktidarız. Ama hâlâ sosyal ve kültürel iktidarımız konusunda sıkıntılarımız var” dedi. AKP’nin kendi dünya görüşleri doğrultusunda bir dönüşüm yaratabildiğini düşünüyor musunuz?

Hayır, aksine şu an dönüşmüş durumdalar. Siyasi iktidar dışındaki bütün diğer iktidar biçimleri tarafından dönüştürüldüler. AKP Türkiye’yi doğru okudu, o yüzden iktidar oldu. Yüzde 50’ye yakın oylar alarak devam ediyor. Yani kabaca halkı okuduğunu söyleyebiliriz ama dünyayı ve Türkiye’deki yerleşik iktidar biçimlerini doğru okuyamadı. Hatta şimdi halkı da okuyamıyor.

-“AKP eskiden halkı okuyordu ama artık onu da yapamıyor” dediniz. Neden?

Çünkü dönüştüler.

-Neye dönüştüler?

İktidar dönüştürdü. Konformistleştirdi. İnsanla­rın gözünü kör etti. Cumhurbaşkanı’nın, Başbakan’ın, bakanların uçağına binmeyen tek adam benim.

-Neden binmiyorsunuz?

O zaman söylediğim sözün bir kıymeti kalmaz. Bu bir duruştur. İktidara angaje olanlar kültürel iktidarı ellerinde tutanlardır. Siyasi iktidar, iktidar olduğunu zannediyor. Tayyip Bey, kültürel açıdan böyle bir durum olmadığını itiraf etti. Kültürde ikti­dar değilseniz, iktidar olamazsınız. Çağımız kültür çağı. 20. yüzyılın ortalarına kadar ekonomi çağıydı. Şimdiyse kültürün her alanı tanımladığı bir dönem­den geçiyoruz. Dışarıdan gelen çok ayartıcı ama aynı zamanda dromokratik bir kültür var. Hız ve hazzı merkeze alan bir kültür bu.

“KRİPTO FETÖ’CÜLER YAPIYOR”

-KHK’lar ile görevden almaları eleştirmeniz çok yankı uyandırdı…

O kadar berbat bir dönem var ki anında FETÖ’cü damgası yiyorsunuz. 15-20 yıldır FETÖ’yü eleştiren yazılar yazıyorsunuz ama bu damgayı yiyorsunuz. Bunu kripto FETÖ’cüler yapıyor. Türkiye’de şu an seyreden manzara iyi değil. Türkiye’yi zor durumda bırakacak tutuklamalara kalkışılmaması gerekiyor. İnsanlar berbat kamplara doluşuyor. Mesela hain oluyor. Bu hainlik o kadar kolay değil. Bu berbat bir ortam…

“EĞİTİM, CUMHURİYET TARİHİNİN EN BERBAT DÖNEMİNİ YAŞIYOR”

-“ODTÜ, Bilkent, Boğaziçi yıkılsın” diye bir çıkışınız olmuştu. Neydi derdiniz?

ODTÜ, Bilkent, Boğaziçi Türkiye’nin en iyi üniversiteleridir. Bu konuyu tartışamayız. Ama bu üniversiteler Türkiye’nin önünü tıkıyor, Türkiye’nin zihnini körleştiriyor. Oxford, Cambridge, Sorbonne ve Almanya’daki Marlborough çok iyi üniversitelerdir. Batı’daki üniversitelerin batı düşüncesini, kültürünü, estetiğini, bilimini yeni ufuklara taşıyacak işlere öncülük ettiğini görüyoruz. Bizimkiler ise fikrin hiçbir kıymetinin olmadığı, yok sayıldığı ideolojik kavga mekânlarına dönüşüyor. Bu üniversiteler, en fazla yatırım yapılıp kaynak ayrılan ve en fazla yetenekli insan yetiştiren üniversiteler. İyi ama Descartes mi, Kant mı, Mozart mı yetiştiriyorlar? Bana birinci sınıf adam yetiştirebilecek mi? Ben onu soruyorum. Yoksa ben yıkmaktan yana değil yapmaktan yanayım. Fiziki olarak yıkılmasından bahsetmiyorum.

-Son dönemde muhafazakâr kesime yakın birçok yeni üniversite açıldı. Onlardan niye böyle bir beklentide bulunmuyorsunuz?

Beklentim yok, çünkü eğitim Cumhuriyet tarihinin en berbat dönemini yaşıyor. Rezalet. Bunu zaten açıkça söylüyorum. Üniversiteler resmen çöktü. . Bu kadar üniversite açılmasının da bir anlamı yok. Bu durum yalnızca Avrupa Birliği’ndeki istatistiki bir şeyi karşılar. Ne kadar diploman varsa o kadar cahilin olacak! Bu, Türkiye’nin intiharıdır. Burada Batı’da üretilen kültürün posasını tüketmeyi marifet zannediyoruz. Bana fizik, metafizik, bilim, sanat alanında Batı’daki düşünürlerle rekabet edecek, yarışacak ürünler, adamlar çıkarın, sizi o zaman baş tacı edeyim.

Kaynak Yeniçağ

484 izlenme

Yorum Yapın